Pazartesi, 14 Eylül 2026

Avrupa’da Sıcak Hava Dalgası Can Aldı: Uzmanlardan Çocuk ve Yaşlı Uyarısı

6 dk okuma 0 yorum

Değerli okurlar, haber sıcak… Sadece hava değil, haberin kendisi de sıcak. Avrupa tam anlamıyla kavruluyor. Uzmanlar yetkililer uyarı üstüne uyarı yapıyor ama ne yazıkki iş işten geçmeden de olmuyor. Fransa’da pazartesi günü yaşanan olay yürekleri dağladı. İki küçük çocuk otomobilin içinde hayatını kaybetti. Bunaltıcı sıcaklar küçük bedenlere adeta aman vermedi. İşte bu acı olay, sıcak hava dalgalarının sadece yaşlılar için değil, çocuklar içinde ne kadar büyük bir tehdit olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bilim insanları yıllardır uyarıyor: İklim değişikliği işte bu sıcak hava dalgalarını daha sık, daha şiddetli ve daha uzun hale getiriyor. Bu hafta Avrupa’da etkili olması beklenen sıcaklar öyle böyle değil. Hani 2003 yılında Avrupa’da yaklaşık 70 bin kişi hayatını kaybetmişti ya o sıcak hava dalgasıyla yarışacağı söyleniyor. Düşünün 70 bin can… O zamanlar kimse bu kadar hazırlıklı değildi, şimdide pek hazır sayılmayız açıkcası.

Sıcaklıklar yükseldiğinde vücut ısısını düzenlemek herkes için zorlaşıyor ama yaşlılar ve küçük çocuklar bu işten en çok etkilenenler. Neden mi? Çünkü bu gruplar daha az terliyor. Terleme vücudun kendini soğutma mekanizması aslında. Terleme az olunca vücut ısısı kontrol edilemiyor. Üstelik çoğu zaman kendilerini korumak için başkalarının bakımına ihtiyaç duyuyorlar. Yani yalnız başlarına bu sıcağın altında kalmamaları lazım.

Lancet Countdown’ın 2026 Avrupa raporu bu gerçeği çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. Rapora göre sıcak hava dalgaları özellikle bir yaşın altındaki bebekleri ve 65 yaş üstü kişileri orantısız biçimde etkiliyor. Rakamlara bakın: 2015-2024 döneminde yaşlıların sıcak hava dalgasına maruz kalma oranı, 1991-2000 dönemine kıyasla yüzde 266 artmış. İnanılır gibi değil. Bebeklerde ise bu artış yüzde 121 olmuş. Yani her iki grupta da durum vahim.

Fransız epidemiyolog Noemie Letellier AFP’ye yaptığı açıklamada yaşlıların neden daha ağır etkilendiğini anlattı. Sadece fizyolojik sınırlılıklar değil, aynı zamanda yoksulluk, yalnızlık ve bakıma bağımlılık gibi sosyal faktörlerde işin içinde. Yani sıcak çarpması sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda bir sosyal adalet meselesi. Paris’teki Pitié-Salpêtrière Üniversitesi Hastanesi Geriatri Bölümü Başkanı Jacques Boddaert ise sıcakların yaşlı hastalar için “gerçek bir çileye” dönüştüğünü söylüyor.

Boddaert’e göre yaş ilerledikçe vücudun ısıyı kontrol etme kapasitesi azalıyor. Susuzluk hissizide zayıflıyor. Yani yaşlı bir insan susadığını bile geç fark ediyor. Bu da susuz kalma riskini artırıyor. Üstelik yaşlılarda kronik hastalıklar daha sık görülüyor. Kalp hastalıkları, şeker, tansiyon… Bunlar aşırı sıcakların etkisini daha da ağırlaştırabiliyor. Hatta kullandıkları bazı ilaçlar mesela idrar söktürücüler, sıcak havalarda ek sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Vücuttan su atılımını artırdığı için risk katlanıyor.

Birde şu var: Boddaert’in dediğine göre yaşlılara bakım veren kişiler yaz aylarında tatile çıkınca işler iyice tehlikeli hale geliyor. Bakıcı yok, aile yok, yalnız başına kalan yaşlı insan sıcağın altında ne yapacağını bilemiyor. Boddaert “Bu durum çok tehlikeli hale gelebilir” diyor. Haklıda…

Letellier ise tüm yaşlıların aynı risk düzeyinde olmadığını vurguluyor. Ekonomik güçlük yaşayan, kronik hastalığı veya engeli bulunan, sosyal olarak yalnızlaşmış kişiler daha kırılgan. Yalnız yaşayan yaşlı kadınlar ise ayrı bir risk grubu. Çünkü erkeklere kıyasla daha sınırlı kaynaklara sahipler. Emekli maaşı daha düşük, evleri daha kötü koşullarda olabiliyor. Bu da sıcakla baş etmeyi zorlaştırıyor.

Peki ya çocuklar? Aşırı sıcakların küçük çocukların ölümüne doğrudan yol açması nadir olsada, yüksek sıcaklıklar çocuklarda birçok sağlık sorununu tetikleyebiliyor. Journal of Climate Change and Health dergisinde 2024’te yayımlanan bir incelemeye göre aşırı sıcaklar, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi olumsuz doğum sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor. Aynı çalışmada çocuklarda acil servis başvuruları, astım atakları, sıcak çarpması ve okul performansında düşüş riskinin de arttığı belirtiliyor.

Hamile kadınlar içinde durum hiç iç açıcı değil. Climate Central’ın geçen yıl yayımladığı bir rapora göre, iklim değişikliği 200’den fazla ülkede son beş yılda hamileler için riskli sıcak günlerin yıllık ortalamasını en az iki katına çıkarmış. Yani anne karnındaki bebekler bile bu sıcaklardan etkileniyor.

İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi’nden aşırı çevre koşulları ve fizyoloji uzmanı Doç. Heather Massey’in önerileri ise hayat kurtarıcı olabilir. Sıcak havalarda bol su için. Günün en sıcak saatlerinde (öğle vakti falan) dışarıda kalmayın. Evinizi serin tutmak için gündüz perde veya panjurları kapatın. Gece ise pencereleri açın ki içeride biriken sıcak hava çıksın. Basit gibi görünen bu önlemler fark yaratabilir.

Neyse arkadaşlar, işin özü şu: Sıcak hava dalgası geliyor, hemde öyle böyle değil. 2003’teki gibi olma ihtimali var. O zaman 70 bin kişi ölmüştü. Şimdi daha mı iyiyiz? Pek sanmıyorum. Uzmanlar uyarıyor, yetkililer tedbir alsın. Ama en önemlisi biz bireyler olarak kendimizi ve sevdiklerimizi koruyalım. Özellikle yaşlılarımız ve çocuklarımız… Onlara sahip çıkalım. Bakalım bu sıcaklar neler getirecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sibel Demir

Sibel Demir, Vizyon 24 Haber haber merkezinde muhabir olarak görev yapıyor. Türkiye ve dünya gündemindeki son dakika gelişmelerini takip ediyor; sahadan ve resmi kaynaklardan doğruladığı bilgileri okurlara aktarıyor. Bugüne kadar 314 haber hazırladı.

Sibel Demir yazarının 314 haberi →

Yorum Yap